OCAK AYINDA DOMATES YEMENİN GEZEGENİMİZE FATURASI

Bir önceki yazımızda, doğanın ritmine ayak uydurmanın ve mevsimsel beslenmenin öneminden bahsetmiştik. Kaldığımız yerden mevsimsel beslenmeyi tüm boyutuyla incelemeye devam ediyoruz. Bu yazımızda Ocak ayında domates yemenin gezegenimize faturası neymiş onu inceleyeceğiz.

Süpermarket raflarında mevsimlerin sınırları artık tamamen değişti. Ocak ayında canımız domates çektiğinde ya da temmuz ortasında canımız kış sebzeleri istediğinde onlara ulaşmak sadece birkaç dakikamızı alıyor. Ancak market arabamıza zahmetsizce eklediğimiz bu besinlerin arkasında, gezegenimizin geleceğini doğrudan tehdit eden devasa ve görünmeyen bir lojistik ağ gizli. Tabağımıza koyduğumuz bir yiyeceğin bu lojistik ağ boyunca katettiği yollar “gıda mili” kavramıyla ölçülüyor.

Tarımsal Lojistikde Ekolojik Ölçüt: Gıda Mili

​Gıda Mili, bir gıda maddesinin üretildiği çiftlik veya tarladan, son tüketicinin tabağına ulaşana kadar katettiği toplam mesafeyi ifade eden küresel bir sürdürülebilirlik terimidir. Bu değer ne kadar yüksekse, gıdanın nakliyesi için o kadar fazla fosil yakıt harcanmış ve atmosfere o kadar çok sera gazı salınmış demektir. Peki, atmosfere salınan bu gazlar ve harcanan kaynaklar gezegenimiz üzerinde tam olarak nasıl bir toplam yük oluşturuyor?

Bütüncül Bir değerlendirme: Ekolojik Ayak İzi

Gıda milleri arttıkça, bu uzun yolculukların ve endüstriyel üretim süreçlerinin gezegenimiz üzerinde bıraktığı toplam hasarı ölçmek için daha büyük bir teraziye ihtiyaç duyarız. İşte bu noktada karşımıza “Ekolojik Ayak İzi” kavramı çıkar.

Ekolojik ayak izi; tabağımızdaki bir yiyeceğin yetiştirilmesi, sulanması, paketlenmesi ve taşınması süreçlerinde harcanan tüm dünya kaynaklarının bıraktığı derin izi temsil eder. Gıda tüketimimizin doğaya bıraktığı bu izin içinde, iklim krizini doğrudan tetikleyen ve en büyük paya sahip olan Karbon Ayak İzidir.

Gizli Ekolojik Maliyet: Karbon Ayak İzi

​Karbon ayak izi, gıdalarımızın tarladan tabağımıza gelene kadar olan tüm lojistik, üretim ve paketleme aşamalarında atmosfere salınmasına neden olduğu sera gazlarının karbondioksit cinsinden toplam karşılığıdır.

2022 yılında Nature Food dergisinde yayımlanan küresel bir araştırma, gıdaların bu görünmeyen yolculuğunun faturasını çok net ortaya koymaktadır:

Gıda taşımacılığı ve nakliyesi süreçleri yıllık yaklaşık 3 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaşarak, küresel gıda sistemi emisyonlarının neredeyse %19’unu tek başına sırtlamaktadır.
Daha da çarpıcı olanı, taze meyve ve sebzeler; ağırlıkları ve tüm yolculuk boyunca ihtiyaç duydukları enerji yoğun soğuk zincir/soğutma gereksinimleri nedeniyle, bu taşımacılık kaynaklı karbon ayak izinin tek başına %36’sından sorumludur.

​Bu veriler bizlere şunu gösteriyor: Süpermarket raflarından mevsim dışı veya uzak kıtalardan gelen bir besini seçtiğimizde, o besinin taşınması sırasında salınan sera gazı miktarı, bazen onun tarladaki üretim aşamasında salınan gazın iki katına çıkabiliyor. Tabağımızın kilometresini düşürmek, yani yerel ve mevsimsel beslenmeye geçmek gezegenimizin geleceği için en stratejik adımdır.

Ancak çevreye olan etkimizi azaltmak sadece karbon salınımını veya lojistik mesafeleri hesaplamakla sınırlı değildir; tüketim alışkanlıklarımızın görünmeyen bir de su boyutu vardır.

​Doğal döngüsünün dışında, zorlama bir iklimde ve yapay ortamlarda yetiştirilen bitkiler, doğanın sunduğu yağış rejimlerinden mahrum kalırlar. Bu bitkileri büyütebilmek ve seradaki verimi sürekli kılabilmek adına yeraltı su kaynakları çok agresif bir şekilde pompalanır; bu durum tarımsal su ayak izini arttırarak bölgesel kuraklıkları tetikler.

Bu ekolojik maliyetin boyutlarını güncel bilimsel verilerle de somutlaştırmak mümkündür. Kış aylarında doğal döngünün dışına çıkılarak yapay ortamlarda ve topraksız sera sistemlerinde yetiştirilen bitkilerin su ayak izi, açık tarlada mevsiminde yetiştirilenlere kıyasla dramatik şekilde yükselmektedir.

Yapılan araştırmalar, mevsim dışı üretimi sürdürebilmek için seralarda uygulanan yoğun sulama ve iklimlendirme sistemlerinin, birim ürün başına düşen ticari su ayak izini neredeyse iki katına (%40 ila %50 oranında daha fazlasına) çıkardığını ortaya koymaktadır. Sırf mevsim dışı tüketim ısrarı, yer altı su kaynaklarımızı doğrudan bir kuraklık baskısı altında bırakmaktadır.

Özetle, tabağımıza seçtiğimiz her mevsim dışı gıda, doğada devasa bir su ayak izi bırakarak gezegenimizin yaşam kaynaklarını tüketiyor.

Bu yazımızda mevsiminde tüketmediğimiz besinlerin faturasının ne kadar ağır olduğundan bahsettik. Mevsiminde ve yerel beslenerek karbon salınımını azaltmak, su kaynaklarını korumak ve ekolojik yükümüzü hafifletmek mümkün.

Peki, mevsimsel ve yerel beslenmeye geçerek sadece gezegenimizi mi korumuş olacağız? Mevsimsel beslenerek bedenimizin gizli kahramanı olan bağırsak sağlığımızı ve mikrobiyotamızı içeriden nasıl dönüştürebiliriz? Doğanın takvimine uyarak, kronik enflamasyondan sindirim sistemine kadar sağlığımızı tam olarak nasıl iyileştirebiliriz? Bu soruların cevabını merak ediyorsanız bir sonraki yazımız çok yakında sizlerle olacak. Sağlıkla kalın!

SUYADER Gönüllüsü Ayşenur Altıntaş

Kaynakça

Lahr, J., Verones, F., & Wood, R. (2024). Multi-indicatorfootprints of global food systems: Carbon, water, and landnexus. Journal of Cleaner Production, 412, 137-148.

Li, M., Jia, N., Lenzen, M., Malik, A., Wei, L., Jin, Y., & Raubenheimer, D. (2022). Global food-miles incur largecarbon footprints. Nature Food, 3(6), 445-453.

Martínez-Alvarez, V., MartinGorriz, B., & Soto-García, M. (2023). Experimental evaluation of the water productivity andwater footprint of a greenhouse tomato crop for differentblends of desalinated seawater and two growing media. Agronomy, 15(6), 1312.

 

Paxton, A. (1994). The Food Miles Report: The Dangers of Long-Distance Food Transport. London: SAFE Alliance.

​Smith, A., Watkiss, P., Tweddle, G., McKinnon, A., Browne, M., Hunt, A., Treleven, C., & Nash, C. (2005). The validity of food miles as an indicator of sustainable development. London: DEFRA.

Wackernagel, M., & Rees, W. (1998). Our ecologicalfootprint: reducing human impact on the earth. New SocietyPublishers.

Wiedmann, T., & Minx, J. (2022). A definition of ‘carbonfootprint‘. Ecological Economics, 200, 107-115.

Leave A Comment