GÖRÜNMEYEN TÜKETİM: BİR GÜN İÇİNDE NE KADAR SU HARCIYORUZ?


Bir fincan kahvede 140 litre su olduğunu biliyor muydunuz?

Suyu boşa harcamamak denildiğinde akla bulaşıkları elde yıkamamak, daha kısa süreli duşlar almak gibi örnekler gelir. Bunlar elbette önemli alışkanlıklardır. Ancak günlük su tüketimimiz somut bir şekilde suyu gördüğümüz faaliyetlerimizle sınırlı kalmayarak çok daha geniş bir alana yayılır. Günlük hayatımızda tükettiğimiz suyu daha iyi anlayabilmek için öncelikle iki önemli kavrama yakından bakmak gerekiyor: sanal su ve su ayak izi.

Sanal Su

Sanal su bir ürün veya hizmetin üretim süreçlerinin her aşamasında kullanılan toplam su miktarını ifade eder. Bu nedenle su ayak izini azaltmak yalnızca suyu daha az tüketmekle değil aynı zamanda gıda israfını önlemek, sahip olduğumuz ürünleri daha uzun süre kullanmak gibi anlamlara da gelmektedir. Örneğin; bir fincan kahve için gereken su miktarı yalnızca kahveyi demlerken kullandığımız su ile sınırlı kalmaz. Kahvenin yetiştiği tarlalardan, kavurma, paketleme, dağıtım gibi tüm üretim ve tüketim aşamalarında kullanılan su miktarı hesaplanarak sanal su miktarı bulunur. Bu durumda düşündüğümüzün aksine bir fincan kahve için yaklaşık 200 ml değil, 140 litre ve 200 ml su harcanır.

Su Ayak İzi

Üç ana bileşene dayanan su ayak izi ise bireysel, kurumsal veya toplumsal düzeyde su tüketiminin hesaplanmasıdır. Yapılan çalışmalar, bireysel su ayak izinin önemli bir bölümünün evde doğrudan kullandığımız sudan değil, tükettiğimiz gıda, tekstil ve diğer ürünlerin üretim süreçlerinden kaynaklandığını göstermektedir. Su ayak izi sayesinde bireysel olarak su tüketimimizi daha iyi anlayabilir böylece tüketim alışkanlıklarımızı daha bilinçli bir şekilde değerlendirebiliriz.

Güne bir fincan kahve ile başladığımızı düşünelim (ne kadar sağlıklı bir tercih olduğu başka bir yazının konusu). Bu tercihle birlikte, üretim sürecinde yaklaşık 140 litre su kullanılan bir ürünü tüketmiş oluyoruz. Üretimi için yaklaşık 2.700 litre su harcanan pamuklu tişörtümüz ile üretimi için yaklaşık 7.500-10.000 litre su harcanan kot pantolonumuzu giyerek evden çıktığımızda, günün henüz başındayken 10.000-13.000 litre su tüketimine dolaylı olarak dahil olduğumuz anlamına gelir. Bu miktar bir kişinin yaklaşık 12 yıllık içme suyu ihtiyacına karşılık gelmektedir. Dolayısıyla gün içinde yaptığımız her tüketim yalnızca bir güne başlama alışkanlığı, kıyafet ya da öğün tercihi değil, aynı zamanda belirli bir miktar suyun dolaylı tüketimidir.

Burada önemli olan şey davranışlarımızın doğal kaynaklar üzerindeki etkisini anlayarak daha bilinçli ve sürdürülebilir tercihler yapmaktır. Yalnızca bireysel davranışlardaki değişimlerle sağlanamayacak olan çevresel sorunların çözümünde kurumlar, hükümetler gibi pek çok unsur rol oynamaktadır. Bununla birlikte bireysel farkındalık bu dönüşümün sağlanmasının önemli bir parçasıdır.

İklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hisseden ülkeler arasında yer alan Türkiye, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının yaklaşık 1.300 m3 olması ve özellikle son yıllarda etkisini daha çok hissettiğimiz su stresi ile de anlaşılabileceği üzere su zengini bir ülke değildir. Artan sıcaklık, kuraklık riski ve su kaynakları üzerindeki baskı da göz önüne alındığında su kullanımının sürdürülebilir yönetimi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle su tüketimi yalnızca musluktan akan su ile değerlendirmek çok sınırlı bir bakış açısı olur. Sanal su ve su ayak izi kavramlarıyla da açıklandığı üzere tükettiğimiz ve kullandığımız her ürün ve servisin bir su hikayesi olduğunu hatırlamak önemlidir.

Bu noktada belki de sürdürülebilir yaşamın ilk adımlarından biri fark etmektir: görünenin ötesine geçerek günlük tercihlerimizin çevresel etkilerini fark etmek. İçtiğimiz kahveden giydiğimiz tişörte kadar günlük hayatımızdaki pek çok unsur doğal kaynaklarla ve özellikle su ile doğrudan ilişkilidir. Duş süresini kısaltmak elbette önemli bir adımdır. Ancak suyu gerçekten koruyabilmek için görünmeyen su tüketimini de anlamamız gerekir. Daha bilinçli tercihler yapmak, su kaynaklarının korunması anlamında önemli farklar yaratabilir.

Biz Neler Yapabiliriz?

Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirerek kaynaklara etkisini daha iyi anlayabilir, tercihlerimizi yeniden şekillendirebiliriz.

“Gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunu daha sık sorarak ve kullanım ömrü uzun olan ürünleri tercih ederek aşırı tüketimin önüne geçebiliriz.

Etiketin ötesine geçerek çevresel etkiler hakkında daha kapsamlı bilgi edinebiliriz.

Üretim ve taşıma süreçlerinde harcanan suyu göz önünde bulundurarak mevsiminde ve yerel ürünleri tercih edebiliriz.

Politika yapıcıları ve işletmeleri bilginin daha şeffaf ve denetlenebilir şekilde sunulması için teşvik edebilir, sürdürülebilir su tüketimi konusunda kamuoyu baskısı yaratabiliriz.

SUYADER Gönüllüsü Başak Kaya

KAYNAKÇA:

Allan, T. (1998). Virtual Water: A Strategic Resource. Groundwater, 36(4), 545–546.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ). Türkiye’de Su Kaynakları ve Su Potansiyeli.

Food and Agriculture Organization (FAO). Water Use in Agriculture.

Water Footprint Network. Product Gallery.

Water Footprint Network. Water Footprint AssessmentMethodology.

Leave A Comment