Gıda Güvencesine Genel Bir Bakış

Gıda güvencesi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “bütün insanların her zaman aktif ve sağlıklı yaşamı için gerekli olan besin ihtiyaçlarını ve gıda ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmesi” olarak tanımlanmıştır. FAO’nun kuruluş tarihi olan 16 Ekim, her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanmaktadır.

Gıda güvencesi kavramında Kanada’da faaliyet gösteren Ryerson Üniversitesi, Gıda Araştırmaları Merkezi (Centre for Studies in Food Security,CSFS) sağlanabilirlik, erişebilirlik, yeterlilik, sürdürülebilirlik ve kabul edilebilir olması ilkelerinin altını çizmiştir. Hane halkı ile bölge, ülke ve küresel düzeyde yeterli gıdanın sağlanabilir olması için gıdanın üretilebilir olması, üretilen gıdanın bozulmadan nakliye edilmesi ve fazla olanların doğru şekilde saklanması gerekir. Gıdanın sağlanabilir olması erişilebilir olması anlamına gelmez. Gıdanın erişilebilir olması için etkin dağıtım pazarlama ve kişilerin temel üretim araçlarına sahip olmaları sağlanmalıdır. Gıda güvencesinde üretim ve dağıtımın etkinliği için ise yeterlilik şarttır. Gıdanın güvenilir yani hijyen koşullarına uygun sağlıklı olması ise gıdanın kabul edilebilir olmasını sağlar. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılarken ekonomik, sosyal ve çevresel temellerden ödün verilmeyecek şekilde bugünkü ihtiyaçların da karşılamasını sağlamak yani sürdürülebilirliği sağlamak gıda güvencesi için önemlidir.

FAO, dünyada her yıl üretilen toplam gıda miktarının 1/3’ünün israf edildiğini bildirmektedir. En fazla israf ise meyve sebze grubundandır ve  %50’si israf edilmektedir. İsraf sonucu ekonomik ve ekolojik olarak zarara uğranır. İsraf edilen gıdalarda onlara ulaşamayan aç insanların olduğunu hatırlamak gerekir. BM Küresel Açlık Raporuna göre dünya nüfusunun %10’u yani yaklaşık 811 milyon kişinin açlık çektiği belirtiliyor. Dünyada açlığın yanı sıra obezite de büyük bir oranda görülmektedir. Bir tarafta yeterli ve dengeli beslenme ile hareketli yaşamın sağlanamaması sonucu sağlığın kaybedilmesi diğer tarafta besinlerin sağlanabilirliği ve erişilebilirliğinin olmaması sonucu ölümler gerçekleşmektedir. Aradaki dengenin sağlanması için farkındalıklar oluşturulmalı, üretim ve tarım alanları genişletilmeli, ormanlık alanların yok edilmesi engellenmeli, sürdürülebilir devlet politikaları uygulanmalı, bağış yapılmalı, gıda israfını önlemek için gereksinim kadar besin tabağa alınmalı, besinler doğru saklanmalı ve ekolojik ayak izinin oluşmasının önlenmesi için mevsiminde yerel besin tüketilmelidir.

Stj. Dyt. Rüveyda Sümeyra Yücesoy

 

Kaynaklar

  1. BM Raporu Uyarıyor: Dünyada Her Geçen Gün Açlık Çeken İnsan Sayısı Artarken Ve Kötü Beslenme Giderek Yaygınlaşırken 2030 Yılı İtibariyle Sıfır Açlık Hedefine Ulaşmak Mümkün Olmayabilir. ERİŞİM: 27.12.2022. https://www.unicef.org/turkiye/bas%C4%B1n-b%C3%BCltenleri/bm-raporu-uyar%C4%B1yor-d%C3%BCnyada-her-ge%C3%A7en-g%C3%BCn-a%C3%A7l%C4%B1k-%C3%A7eken-insan-say%C4%B1s%C4%B1-artarken-ve-k%C3%B6t%C3%BC
  2. 2020. Türkiye’nin Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesi Azaltılması ve Yönetimine İlişkin Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı. Ankara.
  3. Tekiner, İ. H. , Mercan, N. N. , Kahraman, A. & Özel, M. (2021). Dünya ve Türkiye’de gıda israfı ve kaybına genel bir bakış . İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi , 3 (2) , 123-128 . DOI: 10.47769/izufbed.884219

 

 

Leave A Comment

3. Uluslararası Sürdürülebilir Yaşam Kongresi