Dünya İklim Krizi ve Türkiye’de Kuraklık

İçinde bulunduğumuz pandemi sürecini yaşarken insanlığı çok daha uzun vadede etkileyecek ve etkilerini azaltmanın çok daha zor olacağı daha büyük bir su krizi bekliyor. Henüz pandemi gibi insanların sürekli konuştuğu bir konu olmasa da etkileri çok daha büyük olacak.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaptığı iklim için olağanüstü hâl ilan etme çağrısına karşılık bu konuda alınan önlemlerin sınırlı kalması ve dünya genelinde ciddi adımların atılmaması tehlikenin boyutlarını arttırıyor. Yaşanacak bir iklim krizi beraberinde doğrudan insan yaşamını da etkileyecek ve bu konuda ciddi şekilde önlemler alınmadığı takdirde başta tarımın onarılmaz boyutta yara almasını ve doğal afetlerin şiddetlenmesini beraberinde getirecek. Paris İklim Anlaşması’nın imzalanmasının üzerinden geçen beşinci yıl için düzenlenen çevrimiçi zirvede konuşan BM Genel Sekreteri, korona virüs salgınında zengin ülkelerin toparlanma için açıkladıkları desteklerde, düşük karbonlu enerjiye karşın fosil yakıtlara %50 oranından daha fazla harcadıkları için eleştirdi ve bu da bizlere konunun halen gereken ciddiyetin çok altında umursandığını gösterdi. Ülkelere, karbon nötr olmaya ulaşılma hedefiyle, hedefe ulaşana kadar OHAL ilan etmeleri çağrısı yaptı ancak Anlaşmayı imzalayan 196 ülkeden 189’unun anlaşmayı onaylamasına karşın henüz iklim krizi için sadece 38 ülkenin iklim OHAL’ i ilan etmesi acilen daha büyük çaplı adımlar atılmasını gerektiriyor.

Türkiye’de de durum çok ciddi seviyede. Özellikle su kaynakları konusunda kuraklık en önemli gündem maddesi ve gelecekte daha ciddi sorunlar getirmek üzere bizi bekliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Eylül 2020 – Kasım 2020 arasını kapsayan üç aylık periyotta SPI (Standardized Precipitation Index) metodu ile hazırlanan meteorolojik kuraklık haritasına göre Türkiye’nin çok büyük bir kesiminde olağanüstü, çok şiddetli ve şiddetli kurak kısımların kapladığı büyük alanlar dikkat çekiyor. Bu bağlamda sürdürülebilirlik öne çıkıyor çünkü nüfusun yüksekliği göz önüne alındığında Türkiye’nin su konusunda kısıtlı kaynakları ve yoğun tüketim ciddi derecede bilinçlenme gerektiriyor. Tüketimin kontrol altına alınması ve gereksiz kullanımın engellenmesi Türkiye için çok önemli bir zorunluluk. Çünkü su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı ile tüketimi çok hızlı devam ederken iklim krizi için acilen ilgilenmemiz gereken sorunların başında geliyor. Su kullanırken tasarruf ile sağlanacak su gelecek için en büyük kazanımlarımızdan olacak ancak tasarruf konusuna sahip çıkmak koşulu ile bu gerçekleşecek.

Mevcut durumu değerlendirdiğimizde sorun çok büyük ve Türkiye su kaynakları açısından büyük bir hızla fakirleşiyor. Küresel ısınmanın yanında tarımda çok yüksek oranda gerçekleşen vahşi su kullanımı ve su kaynaklarındaki  zirai kalıntıla ve sanayi atıkları nedeniyle kirlilik artıyor. Evsel kullanımdan kaynaklı çok basit dikkatsizlikler bile tonlarca suyun kirlenmesine neden olabiliyor. Sıkı denetimlerin gerçekleştirilmesi ve siyasi otoritelerin ciddi olarak acilen önlemler alıp uygulamaya koyması şart çünkü bugün bilinçsizce tükettiğimiz çok büyük miktarlarda su kaynağı gelecekte kendi önümüze çektiğimiz bir set oluşturuyor. Tarımsal ve hayvansal üretimde su kullanımının çok ciddi seviyede olması sebebiyle tüketim alışkanlıkları değişmeli. Çözüm daha az su ile üretilen sürdürülebilir tüketimi desteklemekten geçiyor ancak aynı zamanda israf konusunda ciddi davranıp tüketim de dengelenmeli. Yoksa gelecekte yaşayacağımız büyük sorunlar yanında bugün yaşadığımız sorunlar nerdeyse önemsiz kalacak. Suyun çok çabuk tükendiği günümüzdeki bu savurganlığın gelecekte kuraklık, kıtlık ve ekonomik krizler olarak dönmemesi için bugün ciddi önlemlerin alınması şart.

Haluk Şener

 

Kaynaklar:

1.https://mgm.gov.tr/veridegerlendirme/kuraklik-analizi.aspx?d=aylik#sfB

2. https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/meteorolojiden-turkiye-icin-korkutan-harita-1797644

3. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55287163?at_custom3=BBC+Turkce&at_campaign=64&at_custom2=twitter&at_custom1=%5Bpost+type%5D&at_medium=custom7&at_custom4=CC16EC48-3CBE-11EB-A7FA-ADFB923C408C

Leave A Comment

2. Uluslararası Sürdürülebilir Yaşam Kongresi Basın Bildirisi